Pazartesi, 06 Ekim 2008  
 
Anasayfa
 

 
Ana Menü
Anasayfa
Şiir Videoları
HD Videoları
Şiir Dinle
Ziyaretçi Defteri
Duyurumuz Var...
Bağlantılar
İletişim
Arama
Edebi Sohbet Genel
Edebi Sohbet Aile
Edebi Sohbet Öğrenci
Dosya İndir / Gönder
Yeni Yayınlananlar
En Çok Okunanlar
Edebiyatçılarımız
Şiirler ve Şairler
Lütfen şiirlerini görmek istediğiniz şairin baş harfine tıklayın
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
Kitap Tanıtım
LinkDunyasi.com - İnternet Rehberi
Türk Milleti'ne Hakarette Sınır Tanımayanlar
Üye Değerlendirme: / 1
Yazar Huldzar   
Cuma, 03 Ekim 2008

  

Türk Milleti'ne Hakarette Sınır Tanımayanlar (İlgi Alanı:Tarih)

Geçmişi şanlı bir tarihe sahip olan ve her dönemde yaptıkları ile takdir toplayan Türk Milleti’ne yönelik hakaretler son zamanlarda tarihte görülmemiş boyuta ulaşması ne ile açıklanabilir? Üstelik bu hakaretler bir Rum, Ermeni ya da İngiliz’den değilde bu Millet’in kendi bireylerinden geliyorsa biraz düşünmek ve bu durumun psikolojik ve sosyolojik durumunu tahlil etmek gerekmez mi?  Psikolojik ve sosyolojik tahlilini inanıyorumki işin uzmanları mutlaka yapmaktalar. Ben daha çok olayın tarihi boyutunu irdelemeye,gelecek kuşaklara bir belge  bırakmak adına, yakın tarihimizde bu millete hakarette sınır tanımayanları  sizlere tanıtmaya, hatırlatmaya ve unutturmamaya çalışacağım. İnsan yabancıların hakaretlerini bir ölçüde manalandırabilir ancak bu hakareti eğer kendini Türk olarak kabul eden birileri yapıyorsa orada durup biraz düşünmek gerekir.

Son Güncelleme ( Pazar, 05 Ekim 2008 )
Devamını oku...
 
Sanatın Değerlerini Yükseltmek
Üye Değerlendirme: / 3
Yazar Huldzar   
Pazar, 14 Eylül 2008
 Bir düşünür diyor ki; “Sanatçı toplumun aynasıdır. Bu ayna kirli olursa, toplum da kirlenir. Bu ayna düzgün olursa, toplum da o aynaya bakarak kendini düzeltir”.Yâda bir toplumun gençlerine bakınız hangi ulusal yada evrensel sanatçıya hayranlık duyuyor ise bu o toplumun, kendi sosyal ve ahlaki değerlerinin dejenere olup olmaması noktasında bize ip uçları verecektir.

 Dedik ya, sanatçı her açıdan genelde topluma, özelde ise gençlere örnek olmalıdır, daha doğrusu bizim birer aynamız olmalıdır. O aynaya baktığımızda kendimizi görebilmeliyiz. Örneğin; müzik dünyasının dikkat çeken ve tartışılan isimlerinden birisi olan ''Eminem'' nasıl bir ayna olur dersiniz? Bir müzik sever, onun müzik soundu için ''Sert sokak tarzı''ifadesini uygun görmüş. Bu yazının girişinde bu sanatçıdan bahsetmemin nedeni,durum tespiti yapmak içindi. Yoksa onun hayran kitlesinin, tercihlerini sorgulama hakkını kendimde zaten görmem.

Değerli Dostlar;

Bu yazının bir şekilde kitlelere vermeyi hedeflediği mesajın ne olduğunu büyük bir ihtimalle çıkarmışsınızdır;''Sanat,insanlar içindir.''Yani sanat,insani değerleri yükseltmek için icra edilmelidir.Bu değerleri alçaltacak olan bir sanat anlayışı,başarılı bulunsa bile hedefi olmayan araç haline gelecektir.Hedefsiz araç,menzile ulaşabilir mi? 

Bu girişten sonra gelelim yazımızın asıl konusuna.Yukarıdaki örneğin zıddı olan, evrensel bir sanatçının kişiliğini ve sanatını özellikle gençlerimize tanıtmak istiyorum.Bu tarz tanıtım amaçlı''Biyografi''(Hayat hikâyesi, tercüme-i hâl, hâl tercümesi.) çalışmalarına, bundan böyle sitemizde sizlere sunacağımızın müjdesini de bu vesile ile vermiş olalım. Genç neslimiz, yanlış örnekleri yakalamadan, bizler onlara doğru örnekleri sunalım, sunalım ki vazifemizi yapmış olalım.

Son Güncelleme ( Pazar, 28 Eylül 2008 )
Devamını oku...
 
Sofrada hatırla, düşün ve şükret!
Üye Değerlendirme: / 5
Yazar iykaya   
Pazar, 07 Eylül 2008

Ekmek İsrafı

Bizler çok köklü bir medeniyetin temsilcileriyiz. Her ne kadar bu zamanda birçokları bunun farkında olmasa da veya inkâr etse de kökleri derinlerden gelen bir kültürümüz var yaşatılması gereken. Bu vecihle özellikle Ramazan Ayında bulunmamız münasebetiyle aşağıdaki yazıyı sizinle paylaşmak istedim. Ramazan Ayı, bu kültürümüzü yaşatmak ve uygulamak için bir vesile olur inşaallah.

 "Gerçekten de bizim temel kültürümüzün içinde özel ve güzel bir sofra kültürümüz vardır. Bu kültür unutulmamalı, hatta yemek yiyip su içtiğimiz müddetçe bu kültür hayatımızda yaşamalı, yokmuş gibi bir ihmal ve ilgisizliğe de maruz kalmamalıdır... Böyle bir anlayış içinde baktığımızda görüyoruz ki, insanın yiyecek kadar iştiha duyması, bu iştihasını karşılayacak kadar da sofrasında nimet bulması her şeyden önce Allah’ın büyük bir lütuf ve ikramıdır. Çünkü yiyeceği var, ama iştihası yok. İştihası var, fakat bu defa da yiyeceği yok nice kimseler vardır bu âlemde. Öyle ise inanmış insanlar sofraya her oturuşta bu lütfu hatırlamalı, bu nimeti düşünmelidir. Yani yemek boyunca, zikir, fikir ve şükür içinde olmalıdır. Sofrada böylesine bir zikir, fikir ve şükür içinde olunabilir mi? Âlimlerimiz olunabileceğini şöyle anlatıyorlar. Diyorlar ki:

—Yemeğe ‘’Bismillah’’ diyerek başlamak zikirdir. Bu iştihayı verip, bu yiyeceği nasip eden Yaratan’ı düşünmek; fikirdir. Yemek sonunda ‘Elhamdülillah’ diyerek kalkmak ise şükürdür.

Sofraya böyle zikirle başlayan, fikirle devam eden, şükürle de kalkan kimse, sofra kültürünü yaşayan ve de yaşatan kimsedir.

Böyle kimseler sofrasında bereket, kalbinde de hep mutluluk ve huzur hissederler...

Âlimlerimiz sofra kültürümüzü anlatırken bazı sünnet ölçülerine de dikkat çekiyor ve diyorlar ki:

Son Güncelleme ( Pazar, 07 Eylül 2008 )
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 7
Saat & Tarih
Resimler Dile Gelse
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Kimler Sitede
Ziyaretçi Sayacı

Anketler
Bir Edebiyat Sitesinden Beklentileriniz
 
Yarınların Bugünlerden Daha Güzel Olacağına İnanıyormusunuz?
 
Eğitim Dünyası
Edebi Sohbet'e link vermek istiyorsanız, aşağıdaki kodu sitenize yerleştirebilirsiniz

Sitenizdeki Görüntüsü:
Tanıtım Alanı
Advertisement
   
designed by allmambo.com